Ermeni soykırım meselesinde Türkiye uzun bir süre anlaşılmaz biçimde pasif bir tutum izlemiştir. Ermeni diasporası bu meseleye yılda 4.5 milyon dolar harcarken Türkiye’nin ayırdığı para 100 bin dolar seviyesindedir.
Bu pasif tutum Ermenilere uluslar arası arenada tanıtım ve tanınma imkânı sağlamıştır. Dünyanın pek çok ülkesi Ermeni soykırımını tanımıştır. Sıra tazminat ve toprak talebine gelmiştir.
Sorun bugün uluslar arası bir sorun olmakla beraber bu sorunun arka planında misyoner örgütleri büyük rol oynamıştır.Devamını Oku »
Yüzyıllardır topraklarımızda faaliyet gösteren misyoner örgütlerinin değişik yöntemlere başvurduğu bilinmektedir.
Özellikle Cumhuriyet döneminde Hristiyanlık telaffuz edilmeden Karakter İnşası adı verilen yöntem bunlardan en önemlisidir.
Karakter İnşası, Müslüman toplumlarda Hristiyan ahlak temelinde yeşerecek yeni yaşam biçimleri oluşturmak demektir. Yani hedef topluma ki bizim ülkemizde bu hedef toplum Müslümanlardır, Müslümanlara hissettirmeden Hristiyan yaşam biçimi enjekte etmek, Hristiyan yaşam kültürü oluşturmak.
Karakter İnşası, milli karakterleri yozlaştırarak Hristiyan yapamıyorsak farkında olmadan Hristiyan gibi yaşatmayı kendini İslam zanneden Hristiyan toplumlar yaratmayı amaçlayan çağdaş bir misyoner tekniğidir.Devamını Oku »
Yeni Şafak gazetesi ile söyleşi yapan ve dinler arası diyalog kapsamında bir misyonerlik stratejisini Türk halkına kabına sığmayarak duyuran Rotherdam İslam Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akgündüz ne yapmak istiyor?
1984 yılında misyoner Dünya Kiliseler Birliğinin yaptığı bir toplantıda Müslümanlarla bir ilişki kurmanın yollarını arayan misyonerlerin bu kapsamda aldığı Hz. Muhammed’i bir peygamberlik halkası sayma kararını Hıristiyanların Hz. Peygamber efendimizi kabul ettiği havası vererek sunmaya çalışan Ahmet Akgündüz Hristiyan- Müslüman yakınlaşmasının kaçınılmazlığına dair de bir uyduruk hadis aktarıyor.Devamını Oku »
Papa 16. Benediktus “dar anlamda dinler arasında diyalog mümkün değildir buyurmuş.
Türkiye’nin yoğun gündemi arasında Hazretin sözleri pek tartışılamadan kaynayıp gideceğe benziyor. Türkiye’nin bütün temel meselelerini tartışmaya bayılan yüzü Batıya dönük merkezlerin hiç tartışmak istemeyeceği bu sözleri biz tartışmaya açmak istiyoruz.
Dinlerarası diyalogu kişinin kendi inancını parantez içine alması olarak değerlendiren ve diyalogu zaten bir misyonerlik faaliyeti olarak değerlendiren Papa Hazretlerinin bu sözleri ülkemizde diyalogdan yana çevreleri muhakkak üzmüştür.
Çünkü diyalog adına büyük bir kitlenin eleştiri oklarına hedef olan ve diyalogu inancın gereği olarak değerlendiren, amentüde ittifak yanlısıbu çevrelerin bundan sonra diyalog hususunda nasıl bir pozisyon alacağı merak konusu…
Son Yorumlar