
Türkiye, “kimileri” kabul etmese de 80′li yıllardan bu yana, planlanmış bir hedef tahtasıdır. Planlarının 60′lı yıllarda yapıldığı, şimdilerde harıl harıl işleyen çok yönlü bir kuşatmanın içinden geçiyoruz. Çok yönlü diyoruz zira bu kuşatma; iktisadi, manevi, askeri, sosyal alanları kapsamaktadır. Tehdit, artık sadece dışarıdan değil, içerden de gelmektedir. Planlı, organize ve sistemli bir şekilde işleyen bu kuşatma, eğer önü alınmazsa yakında meyvelerini verecek gibi. Çatışan tafraların öznelerine göre bu meyve, kimine acı, kimine tatlı gelecek.
Bu kuşatmanın içerdiği tüm alanları bir kitapta toplamak, kabul edilir ki oldukça zordur. Dolayısıyla bu alanlardan birinin seçilip işlenmesi, en azından bu konuda uyanmamıza, kendimize gelmemize yardımcı olabilir. Bu amaçla yola çıktık ve insanımızın manevi ve sosyal alanda, ne türden tehditlerle karşı karşıya kaldığını anlatmaya çalıştık. İşte bu sinsi kuşatmanın birkaç konu başlığı:
Misyoner faaliyetlerinin ardındaki gerçek
Hıristiyan Batı’nın Türkiye Operasyonu
Misyonerlerin çalışma teknikleri
Misyonerlerin yeni hareket alanları
Misyonerlerin uygulama metotları
Neden din değiştiriyorlar?
Emperyal Misyoner örgüt
Müezzin babanın misyoner çocukları
Dünyanın en hızlı yayılan dini: Scientology
Türkiye’de Protestan örgütlenmeler
Ermeni Lobisi işbaşında, Ermeni Kiliseleri tamir ediliyor
Misyoner ajandan itiraflar
Başkalarıyla diyaloga geçmek bizi öyle yormuş olacak ki kendimizle diyalog kuramaz olduk. Bizler, bize anlatıldığının tam aksine güçlü, hakkaniyetli, merhametli bir soydan geliyoruz. Şu anda kendi içimizde kırılmaların değil, birleşmenin, tekrardan ayağa kalkmanın zamanıdır. Bizler bu birleşmenin yoğunluğunu ne kadar yaşarsak, diğer aktörler de doğru orantılı olarak, o kadar hırçınlaşacak.
Bilemezseniz, bilmediğiniz yoldan gitmek zorunda kalırsınız.
Haziran 11th, 2008 at 13:44
Senin farklılığın burada zaten seni müjdat öztürk yapan bu azim ve çalışman bu degerli eserinin bütün bir başkalarına örnek olmasını diliyorum böyle çok ama çok önem arzeden bir konuyuda kitaplaştırmak büyük bir emek ve cesaret işi seni tebrik ediyorum can dostum has ülküdaşım yol arkadaşım işte hizmet bu sevda bu
seni seviyor ve saygılarımı sunuyorum kalemine ve yüregine saglık bu tokat yerine ulaşmıştır sen anlarsın bu tokatın manasını allah yar ve yardımcın olsun sag olasın var olasın
Haziran 11th, 2008 at 14:25
Sayın Öztürk,
Kitabınızı büyük beğeniyle okudum. Her Müslüman-Türk’ün başucu kitabı olması gereken bu eserin 3. baskısını yapıyor olmanızdan ayrıca büyük mutluluk duydumu belirtmek isterim. Başarılarınızın devamını dilerim.
Haziran 11th, 2008 at 14:57
Öncelikle güzel çalışmalarınızdan dolayı sizi tebrik ediyorum sayın Müjdat Öztürk kardeşim.Biliyorum ki; siz daha çok dava açılan kitaplara imza atacaksınız.Gözlerinizdeki ışık hiç sönmesin!Saygılarımla.
Haziran 11th, 2008 at 15:53
Saygıdeğer dostum, yeni kitabın hayırlı olsun inşaallah.Büyük bir emek ve azim ile çalıştığını biliyor ve seni canı gönülden destekliyoruz. Kutlu Uygurun da yazdığı gibi “kesinlikle bir başucu kitabı” olmalıdır sözlerine katılmamak mümkün değil. Hazırlıksız yaklandığımız küresel güçlerin bölücü faaliyetlerini
milletimizin ve ülkemizin bekası için sıkıntı duyan herkesin muhakkak okumasında büyük fayda görüyorum. Bir yol gösterici kılavuz niteliğinde olan kitabını tekrar kutluyor ve başarılarının devamını diliyorum.
Her şey Türk açısından Türk’e göre, selam ve dua ile kal.
Haziran 12th, 2008 at 02:19
Sayın Öztürk, dava açılan kitabınızın 3. baskının yayınlanması diğer yorumcu kardeşlerimiz gibi beni de ziyadesi ile sevindirdi. Kitabınızın konu başlıklarından yola çıkacak olduğumuzda; küresel güçlerin uluslararası ve ülkemizdeki yerli uşakları tarafından kitabınıza “dava açılması” nı elbette doğal karşılıyorum. Kardeşim “pes doğrusu” bu karanlık güçler bu kitap için sizden imza beklemesini de sizde beklemiyordunuz heralde. Neden mi? Çünkü adamları öyle anlatmışsınız ki, onlar kendilerinin geleceği ve varoluş sebepleri konusunda sizin kitabınızdan “neredeyse faydalanmışlar” (haşa) diyeceğim.Tabii ki Türk ve islam düşmanı bu yarasalar, “ÖZTÜRK” duvarına çarptıkları için kitabınız hakkında dava açmak zorunda kalmış “garipler”… Sizi tekrar kutluyorum.
Ayrıca yazınızın son paragrafınızda ise “kendimiz ile diyalog kuramaz olduk” diyorsunuz. Bu konuda ki son tespitleriniz ve bundan önce aynı konuda yazdığınız tüm yazılarınızın altına imza attığımı yorumlarımda defaten belirttim. Makam ve mevkiilerini “bakkal dükkanına” çeviren, sizin deyiminizle “ilahlaşan insanlar” a (yazılarınızın örneklerini çoğaltmak mümkün) sağlamından yine bir sağ kroşe indirdiniz…
İçimizdeki “sığırcıkların” besleyip büyüttüğü ve bu makamlara getirdiği şöhret budalası zavallılar ile artık ben değil yek vücut olmak, “hacethaneye” bile gitmeyi düşünmüyorum… Selam ve dualarımla hoşçakalın.
Haziran 14th, 2008 at 13:06
sevgili kandaşım, değerli ağabeyim müjdat öztürk beye
eserinizi pek yakında okuyacağım.kutlu mücadelenizin daimi olmasını diliyorum.
esen kalınız..
kandaşınız serkan ekiz
Haziran 16th, 2008 at 12:40
Öncelikle Böyle Önemli bi KOnuya Hassaiyet gösterip Böyle Değerli bi eser hazırladığnızdan ötürü sizi tebrik ederim..Sayın Müjdat beyi Yazılarından Tanıdığım Kadarıyla Çok değerli Kalemi olan bi Arkadaş Yazdığı yazılar Milli Hassasiyeti yoğun olan yazılar genellikle Bulunduğumuz Ortam itibariylede böyle kalemlere böyle arkadaşlara ihtiyacımız olduğu bi Dönemdeyiz Müjdat Beyi Tüm içtenliğimle tebrik eder Kaleminin Mürekkebinin tükenmemesini diler Gözlerinizden Öperim…Saygılar Selamlar..
Haziran 20th, 2008 at 15:39
Sevgili dostum Müjdat Öztürk.Üretkenliğinden dolayı seni kutluyorum. Hiç bir şeyin seni yıldırmayacağını yakından bilen biri olarak bu başarılı ve hayati çalışmalarının devamını diliyorum.Bunca faaliyetin arasına kitap yazmayıda sıkıştırabildiğinden dolayıda ayrıca tebrik ediyorum. Çalışmalarında başarılar dilerim.
Haziran 30th, 2008 at 09:16
Bu güzel eseriniz,böylesi zamanda Türk milletinin dili olmuştur.Mutlaka rahatsızlık duyanlar olacaktır,sonuç ne olursa olsun yüreğinizle ,araştırmacı ve gerçek yazılarınız bir çok kısır döngülere ışık tutacaktır.Bütün samimiyetimle sizin yazılarınızı ve kitaplarınızı takip ediyorum gerçek Türk milletinin nasıl ihanete uğratıldığını anlatıyorsunuz.Bu yürekli gönlünüz hiç susmasın kaleminiz kırılmasın inşallah.Mevlam yar ve yardımcınız olsun,Müjdat bey siz hep büyük kapılara laiksiniz,küçük kapılardan geçenleri görüyorum hep eğiliyorlar,sizin eğilmediğinizi bu kitapla gösterdiniz.
Selam ve dualarımla..
Eylül 27th, 2008 at 20:05
Öncelikle bu kutsal çalışmalarınızdan duyarlılığınızdan dolayı sizi taktir ettiğimi söylemek isterim bu çalışmalarınız birilerine bu memleketin sahipsiz olmadığını hatırlatacaktır. sizi çok eskiden beri tanımaktayım kasımpaşadan görseniz sizde beni tanırsınız gerçi sizi yaklaşık olarak 10 yıldır görmüyorum fakat kasımpaşada arkadaşlar beyoğlu ilçe başkanı olduğunuzu söylemişlerdi sizinle eski ülküdaş olmaktan gurur duyuyorum ALLAH yolunuzu açık eylesin MUSTAFA SARI
Kasım 2nd, 2008 at 18:59
BU KİTABIN KONUSU İTİBARİ İLE ALMIŞ OLDUĞUN RİSK TAKTİRE DEĞER CESUR OLMAK SANA YAKIŞIYOR BAŞARILARININ DEVAMINI DİLİYORUM YÜREKTEN KUTLUYORUM.ALLAHA EMANET OL.
Nisan 20th, 2010 at 19:48
kalemin güçlü…YOLUN AÇIK OLSUN
Mayıs 22nd, 2010 at 16:14
Açıkçası bir protestan kilisesi lideri olarak inceliyor sadece gülümsüyorum
arastırdığın kadar bu kadar sınırlı ve zayıf bilgilerle kitap oluşturman bizim adımıza daha basarılı biçimde müjdeyi yayılmasına sebep oluyor
ama eksik noktanı söyleyim birlik baskanı olarak açılan her daire tipi kilise
istanbul valiliğinden izinli ve aynı zamanda devlet tarafından bilgilendirilmiş kiliselerdir
Türkiyede sadece marmara kiliseler birliği dışında birden fazla kiliseler birliği bulunmakta ve her birlik yasal biçimde çalışmakta
laik olan ülkemizin ve çok sevdiğimiz ve tüm kiliselerin desteklediği basbakan tayip erdoğan ve ekibi döneminde daha fazla birlik ve kilise gelmiş olup
ülkemize hizmet etmektedir
görmekteyizki görsel yazılı basın bir kısmı mualefet olsada diğer kısmı bizi desteklemekte ve bizim bölücü değil tam tersine tamamlayıcı bir unsur olduğumuzu bilmeniz gerekmektedir
saygılarımla hristiyan birliği