İstanbul için önerilerimizi sizlerle paylaşmaya çalışırken Başbakan Erdoğan’ın MHP hakkında söylediği yalanlara dayanamayarak MHP ve Öcalan Yalanları yazısını araya sıkıştırıverdik.
İstanbul için faydalı olacağını umduğumuz önerilerimize kısa bir hatırlatma yaparak devam ediyoruz.
İstanbul seçmeninde kitle kültürünün hakim olması sebebiyle İstanbul seçmeni milli önceliklere göre değil bireysel önceliklere göre siyasal tercih yapmaktadır. Bu özellikler dikkate alınarak İstanbul seçmenine yaklaşılmalıdır.
İstanbul’da klasik seçim uygulamaları MHP adına istenen sonuçları vermemektedir. Bu da değiştirilmelidir. İstanbul’a has, İstanbul’un problemlerinin harmanlanarak çözüm önerilerinin üretildiği bir program hazırlanmalıdır.
Detaylı bir siyasal analiz çalışması yapılmalı, seçmen profilleri tanımlanmalı, bir strateji tespiti ve siyasal pazar tekniklerinin kullanılmasını önermiştik.
Bu yazıda da siyasal akıl oluşturmaktan, niteliğin arttırılmasından ve İstanbul seçmenine uygun bir siyasal iletişim dili oluşturmanın gerekliliğinden söz edeceğiz.
Siyasi partilerde yöneticilik yapmak hele de büyükşehirlerde il ve ilçe yöneticiliği yapmak şirketlerdeki kadar bilgi ve tecrübe çeşitliliğini zorunlu kılmaktadır.
Bilgi toplumu hayatımıza hâkim oldukça siyasal partilerin fonksiyonlarıda çeşitlenmekte ve daha karmaşık bir hal almaktadır. Bu durumda Büyükşehirlerde yöneticilik yapmak daha fazla bilgi ve beceri gerektirmektedir.
Parti teşkilatlarımızda görev yapan arkadaşlarımız sadece seçim zamanlarında ve seçim kazanmak için var olduğu anlayışına kıymet vermeden parti içi eğitim almalıdır.
Hangi kriterler üzerine görev aldığı belli olmayan parti yöneticilerimiz kendilerini geliştirme ihtiyacı duymadan geleneksel yöntemlerle bölgelerinde MHP’yi temsil etmeye çalışmaktadırlar.
Oysa sürekli değişen bir Türkiye ve İstanbul’da yaşananlar bir analiz, değerlendirme ve sağlıklı bir yol haritası oluşturmayı gerekli kılmaktadır.
Seçim çalışmalarında görülen en büyük eksikliklerden birisi siyasal akıl yoksunluğudur.
Siyasal olayların değerlendirmesinde ve yol haritası oluşturulmasında siyasal akla ihtiyaç vardır.
Dar bir ufuktan sıyrılarak gelecek adına öngörüde bulunabilmek demek olan siyasal akıl yöneticilerde sağduyu, uzlaşma, kriz yönetimi, empati gibi önemli kavramları arar.
Siyasal Akıl çatışma yerine işbirliğini, dışına itme yerine kucaklamayı, teşkilatların tamamını aynı amaca motive etmeyi, çok çalışıp üretken olmayı esas alır.
Siyasal akıl farklılıkları yönetmeyi bilir, dayatma ve baskı yerine özgürlüklerin genişletilmesini esas alır.
DOĞRU BİR SİYASAL İLETİŞİM DİLİ OLUŞTURMAK
Doğru bir siyasal iletişim dili kullananlar, kendini anlatmada başarılı olanlar iktidara yakın olurlar.”
Bir siyasi hareket faaliyet yürüttüğü siyasal alanda kamuoyu güvenini ve desteğini sağlamak zorundadır. Bunu sağlayabilmek için de seçmenle iletişim kurmak zorundadır. Seçmenle iletişim kurmak demek zaman zaman yapılan parti geceleri, esnaf gezileri ya da değişik parti çalışmaları değildir.
Siyasal İletişim, bir siyasi hareketin kamuoyu güvenini ve desteğini sağlamak dolayısıyla iktidar olabilmek için zaman ve koşullara göre reklam, propaganda ve halkla ilişkiler tekniklerinden yararlanarak sürekli biçimde gerçekleştirdiği tek veya çift yönlü iletişim kurma çabasıdır. Bir başka manada siyasal hareketlerin topluma kendilerini anlatma biçimidir.
Siyasal İletişim kurma arayışında farklılıklardan ziyade ortak yönleri ön plana çıkarmak esastır.
Siyasal iletişim, temelde bir ikna sürecidir. İletişim süreci ile ikna süreci paralel süreçlerdir. Bu süreçte ikna edici mesaj stratejileri, propaganda ve iletişim çalışmalarının seçmen tercihinde etkili olması açısından büyük önem taşımaktadır.
Siyasal iletişim süreçleri en fazla kararsız seçmen adı verilen ve parti sadakati olmayan seçmenlerde etkili olmaktadır.
Devam edecek
Müjdat ÖZTÜRK
28 Haziran 2010
www.2023istanbul.com

Son Yorumlar