PKK NE İSTİYOR REFERANDUM-ÜLKÜCÜLERE PSİKOLOJİK SAVAŞ
Tem 23

İSTANBUL’DA AİLE HEKİMLİĞİ VE SON ÖNERİM

AKP, Cumhuriyeti yapısal bir dönüşüme tabi tutarken sosyal devlet ilkesinin bir gereği olan sağlık hizmetleri de bu dönüşümden nasibini alıyor.

AKP’nin Sağlıkta Dönüşüm Programı sağlığı kamu hizmeti olmaktan çıkarıyor. Bu program ile sosyal devlet anlayışı terk ediliyor, devlet sağlık alanındaki bütün yükümlülüklerinden sıyrılıyor.

Oysa Türkiye Cumhuriyeti Devleti sosyal devlettir. Sağlık hizmetleri de bir kamu hizmetidir. Kamu hizmetleri sosyal devlet olmanın gereği ücretsizdir. AKP’nin Sağlıkta Dönüşüm Programı ile sağlık ücretsiz olmaktan çıkarak piyasa koşullarına terk edilmektedir.

AKP düzeninin sağlık sisteminin üçayağı var.

Genel Sağlık Sigortası,

Sağlık Ocaklarının terk edilerek Aile Hekimliğine geçilmesi,

Eğitim hastaneleri- İhtisas Hastanelerinin sağlık işletmelerine dönüştürülmesi.

Genel Sağlık Sigortasını oluşturan AKP dönüşümün ikinci ayağını Aile Hekimliğini cilalaya cilaya hayata geçiriyor.

Peki nedir bu Aile Hekimliği?

Aile Hekimliği Küresel güç odaklarının ve finans çevrelerin Türkiye’ye dayattığı Sağlıkta Dönüşüm Programının ikinci aşaması. Bu politikalar gereğince Türkiye’de sağlık hizmetleri özelleştirilecek ve sağlık sistemi ticari faaliyete dönüşecek.

Sağlık Ocakları kar amacı güdülen bir işletme, Aile Hekimleri birer tüccar, sağlık memurları, hemşireler de o ticari işletmenin çalışanları olacak.

Bir Aile Hekimi İstanbul’da 3500 kişiyi kontrol edecek.

Hasta sayısı binin altına düşen doktorun sözleşmesi iptal edilecek.

Doktor, muayene ettiği hasta sayısı üzerinden para alacak.

Bu doktorlar kendi listelerindeki hastalara 24 saat hizmet verecek.

Yani bir işletme mantığı ile hareket edilecek. Bu işletmenin varlığının devamı bakılan hastalardan alınan primlere yani ettikleri kara bağlı olacak.

Peki, Aile Hekimleri baktığı hastalardan kazandığı parayı nereden alacak?

Aile Hekimliği Pilot Bölge Yasası’nda bu hizmetlerin Genel Sağlık Sigortasından finanse edileceği belirtiliyor.

Genel Sağlık Sigortası prim alacak ve hizmeti bu primlerle sunacak.

Genel Sağlık Sigortasına göre arka arkaya üç primi ödemeyen hizmet alamayacak.

Yani prim ödememesi durumunda vatandaş sağlık hizmeti alamayacak.

Ayrıca dört yıl evvel hastanelerde sevki kaldırdık, devrim yaptık diyen AKP Aile Hekimliği ile sevk sistemini yeniden geri getirdi. Aile Hekiminin sevk etmediği hiç kimse hastanelere gidemeyecek. 

Sağlıkta dönüşüm ikinci ayağı Aile Hekimliğinde genel durum bu.

Şimdi toplumsal açıdan sosyal hayata yansımasına bir bakalım.

Bir doktorun 3500 hastaya bakacağını biliyoruz. Bu doktorlar ev gezmeleri dâhil ailelere eğitim ve seminer verme hakkına da sahip.

Buradan şu sonuç çıkıyor. Bütün toplumsal kesimleri kontrol altında tutmak isteyen ve bir kısmını da tutan AKP ve AKP bağlantılı doktorlar bölgelerinde vatandaşlarla bire bir ilişki kurmak imkânına sahip.

Aynı mantığı diğer partiler ve özellikle MHP için de geçerli varsayabiliriz.

Siyasal Kürtçü pratisyen hekimler tercihlerini yoğunlukla Güneydoğulu vatandaşlarımızın yaşadığı yerlere kullandılar. (Ümraniye M.Kemal Mah.- K.Çekmece Kanarya gibi)

Ama toplum da yaygın bir teşkilatlanma ağı kuran AKP dikkate alındığında bu durumdan en çok AKP’nin istifade edeceği bir kehanet olmaz sanırım.

Üstelik de AKP Aile Hekimliğine geçiş öncesi iletişimde olduğu doktorları organize ederek İstanbul’un her ilçesine yönlendirme yaptı.

Yani bugün Aile Hekimliği kadrolarında ağırlık AKP ile bağlantılı kadrolarda.

Ve bu kadrolar her biri 3500 kişi ile temas kurma imkânına sahip.

Bugün bu kadroların kura çekimi yapıldı.

Ve İstanbul’un ilçelerinde Aile Hekimliği sisteminde görev alacak doktorların görev yerleri belli oldu.

Peki, İstanbul’da bunlar olurken bu gelişmelere karşı tedbir alması gerekenler ne yapıyor?

İstanbul’da “Tek Başına İktidar” isteyenler, “tabandan tavana teşkilatlanmayı” terk ederek artık “tavandan tabana teşkilatlanacağız” diyenler Aile Hekimliği’nin İstanbul’ a getireceği siyasal yansımayı analiz ettiler mi sizce?

Buna karşılık bir hazırlıkları var mı?

Sanmıyorum…

Bir kısım “itaatkâr kapıkulu” Ankara’daki “ağabey”lerinin istekleri doğrultusunda kendilerine muhalif ilçelerin yönetimlerini istifa ettirmek için ter döküp zaman kaybederken AKP her biri 3500 hastaya bakacak Aile Hekimleri üzerinde çalışmalarını tamamladı bile.

Ben bütün bu yaşananlara rağmen yeni önerilerimi sunmaya devam edecek, İstanbul’da istenen başarı için Ülkücü sorumluluk çerçevesinde buna katkı sağlama arzumu yaşatmaya devam edeceğim.

Gelecek seçimlerde uygulanabilirliği olan önerilerimi daha evvel ki yazılarda sizlerle paylaştım.

Son önerim şu;

Aile Hekimliği kura çekimi öncesi pratisyen doktorların tercihlerinde hiçbir aktif rol oynayamayan MHP İstanbul İl Teşkilatı ve İlçe Teşkilatları ivedilikle kura çekimlerinin sonuçlarına ulaşarak bölgelerde görevlendirilen yeni Aile Hekimleri ile sessizce temasa geçmeli ve sıcak bir ilişki tesis etmelidir.

Bu temas onlara her bir doktor üzerinden 3500 seçmene ulaşma imkânı sağlayacaktır.

Siz İstanbul İl Kongresinde “size itaat etmeyen teşkilatları” yeniden yapılandırırken, “tavandan tabana teşkilat anlayışını” kurarken AKP toplumu yeniden yapılandırıyor ve referandum ile seçimlere hazırlanıyor bilesiniz.

Dost acı söyler.

Benden söylemesi…

Müjdat ÖZTÜRK 19- Temmuz 2010

www.2023istanbul.com

Yorum Yaz